ÇANAKKALE'nin Ayvacık İlçesi'ne bağlı Gülpınar Köyü'nde bulunan ve 18'nci yüzyıldan itibaren yağmalanan Apollon Smintheus Tapınağı'nın güney giriş cephesi, özgün malzemeler kullanılarak Prof.Dr. Coşkun Özgünel ve ekibinin yaptığı çalışmalarla yeniden 'ayağa kaldırılıyor.'
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü adına Apollon Smintheus Tapınağı'nda 1980 yılından bu yana ekibiyle birlikte kazı çalışmaları yürüten Prof.Dr. Coşkun Özgünel, 18'inci Yüzyıl'dan itibaren yağmalanan tapınağın güney giriş cephesinin yüzde 80'ini ellerinde bulunan özgün parçalarla ayağa kaldırmaya çalıştıklarını söyledi. Özgünel, tapınağın mermer ve andezit basamakların farklı amaçlarla kullanılmak üzere alındığını, tüf malzemenin de zaman içinde eriyerek yok olmaya yüz tuttuğunu belirtti. Sütun parçaları ve kaidelerin yine farklı amaçlarla örneğin pres taşı olarak kullanılmak üzere alındığını ifade etti. 35 yıllık çalışma kapsamında sütun parçaları, kaide ve frizlerin büyük bölümünü toplamayı başardıklarını kaydeden Özgünel, ziyaretçilerin 'Taştan başka bir şey yok' söylemi üzerine de restorasyon çalışmasına başladıklarını ifade etti.

Prof.Dr. Coşkun Özgünel ilk olarak tapınağın güney giriş cephesinin sol köşesine, 1993 yılında imitasyon basamaklar yapıp üzerine de orijinal parçaları birleştirerek 3 sütun diktiklerini söyledi. Prof.Dr. Özgünel, zaman içinde ziyaretçiler için bunun da yeterli gelmemesi üzerine tapınağın güney giriş cephesini komple 'ayağa kaldırmak' için çalışmaların başladığnı ifade etti. Sütunları dikebilmek için yok olan basamakları ve tabanı yeniden oluşturmak zorunda kaldıklarını belirten Prof.Dr. Coşkun Özgünel, şöyle devam etti:
"Bu nedenle güney cephenin tamamına beyaz çimento, mermer pirinci ve mermer tozundan oluşan harç ile basamak yaptık ve renk değişimine bıraktık. Doğal olarak beyaz renk ortaya çıkınca tepki çekti. Ancak zaman içinde bu basamaklar da tıpkı 1993 yılında diktiğimiz 3 sütunun oturduğu basamakların rengini alacak."

"YENİDEN TAPINAĞI İNŞA ETMEK GİBİ BİR AMACIMIZ YOK"


Bu yılki çalışmalarda tapınağın güney cephesinin ortaya çıkacağını vurgulayan Prof. Dr. Coşkun Özgünel, şöyle devam etti:
"Bu cephe; 8 sütundan oluşuyor. Orijinal parçalarının yüzde 80'i elimizde. Sadece küçük bir bölümü için imitasyon ilaveler yapacağız. Yaptığımız basamakların üzerine elimizdeki orijinal kaidelerini yerleştirdik. Şimdi yine elimizde olan parçaları birleştirerek sütunları oluşturacağız. Üzerine yeni büyük bölümü elimizde olan sütun başlıklarını, baştabanı, frizleri ve çatı alınlığının köşesini koyarak çalışmayı tamamlayacağız. Bütün olay bu. Oysa tapınak yeniden yapılıyormuş gibi anlatılıyor ve insanlar yanıltılıyor. Yeniden tapınağı inşa etmek gibi bir amacımız yok. Güney Batı cephede daha önce yaptığımız anastylose çalışmasını örnek aldık. Restorasyon projesine göre uygulayıcı olarak bu konuda uzman olan ODTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon Bölümü öğretim üyeleri gelip çalışıyorlar. Onlarla birlikte ise restoratörler, heykeltıraşlar gelip çalışıyorlar. Biz kurallara ve ilkelere karşı hiçbir şeyi yeniden imar etmiyoruz. Amacımız güney cepheyi ayağa kaldırarak bir görsellik kazandırmak. Olmayanı, elimizde olan kanıtlarla ayağa kaldırmaya çalışıyoruz. Diğer ören yerlerinde yapılan restorasyonlar gibi, algılanabilir bir cephe yapalım ve ziyaret edenler tapınağı daha iyi anlamasını istedik. Diğer cepheleri olduğu gibi özgün halinde koruyor ve koruyacağız. Buradan tapınağın nasıl tahrip olup, bu hale gelmiş daha iyi anlaşılacak."

Geçen yıl tapınağın üzerine çıkardıkları TIR için de eleştirilen Prof.Dr. Coşkun Özgünel, "Evet TIR'ı çıkardık. Kuzey dar cephe tahrip olmuş bir alandı. Üzerini kum, toprak ve çakıl malzeme ile örttük. Önlemler aldık, bu rampayı yaptık. Bu yıl sütunları koymak için vinç de çıkacak. İş bittiği zaman bu rampa çözülecek, temizlenecek ve tekrar altında kalan özgün hali ortaya çıkacak. Tahrip etmek veya yeniden yapmak gibi bir amacımız yok" dedi.