Wanamaker'in dediği gibi "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözünden yola çıkarak doğru yarıyı bulma derdine düştük. Özellikle içinde bulunduğumuz dijital dönüşümün bir parçası olmak bizi doğru yarıya ulaşmaya birkaç adım da olsa götürebilir. Ama djitial dönüşümü anlamanın yolunun yeni dünyayı anlamaktan da geçtiğini unutmamakta fayda var. Artık makinaların insanlardan daha zeki olduğu bir dönemdeyiz .
İletişim kanallarının sınırsız olduğu günlük hayatımızda her gösterdiğimiz davranış veriye dönüşüyor. Dijital dönüşüm sadece teknolojiyi ilgilendirmiyor bugün, şirketlere bakacak olursak bu sadece IT departmanının görevi olmaktan çıktı bile. Satış, Pazarlama, Müşteri Hizmetleri departmanlarının dijital dönüşümü anlaması ve projelerine entegre etmeleri şart oldu.
Müşteri alışkanlıklarının sürekli değiştiği ve rekabet maliyetlerinin hızla yükseldiği bir dönemdeyiz. Biliyoruz ki yeni müşteri kazanma maliyeti mevcut müşteriyi tutma maliyetinden daha yüksektir. Bu bilgiden yola çıkarak sahip olduğumuz müşterilerimizi çok iyi tanımak, onları anlamak ve ne istediklerini bilmek müşteri sadakatini de beraberinde getirecektir. İşte bu yüzden günümüz rekabet koşullarında müşteri bilgileri değer kazanmıştır. Tabi ki bu bilgilerin kaliteli bilgi olması çok önemli. Doğru bilgi ile tespit edilen hedef kitleye, doğru pazarlama stratejisi uygulanabilir.
Eskiden Veri Yönetimi ( Data Management ) projelerde varılmak istenen hedef olarak gösterilirdi ama artık veriye ulaşmak değil veriyi analiz etmek, klasifiye etmek, yorumlamak ve tüm bunların sonucunuda bunu pazarlama stratejilerimize entegre etmek rekabet avantajı sağlayacaktır. İşte doğru pazarlama stratejisi de bu noktada devreye girmektedir.
Doğru veriye ulaşabilen ve bunu doğru şekilde yorumlayan şirketler daha uzun süre ayakta kalıyor, çünkü eğer şirketler müşteri bilgileri ve müşteri beklentilerine odaklanmazsa , değişimleri fark edemez ve müşteri ihtiyaçlarını doğru analiz edemez, yok olup giderler.
Eğer retro bir şirket olmayı hedeflemiyorsanız stratejinizi ve yatırımlarınızı dijital dünyaya çevirip teknoloji yakından takip etmelisiniz.
İletişim kanallarının sınırsız olduğu günlük hayatımızda her gösterdiğimiz davranış veriye dönüşüyor. Dijital dönüşüm sadece teknolojiyi ilgilendirmiyor bugün, şirketlere bakacak olursak bu sadece IT departmanının görevi olmaktan çıktı bile. Satış, Pazarlama, Müşteri Hizmetleri departmanlarının dijital dönüşümü anlaması ve projelerine entegre etmeleri şart oldu.
Müşteri alışkanlıklarının sürekli değiştiği ve rekabet maliyetlerinin hızla yükseldiği bir dönemdeyiz. Biliyoruz ki yeni müşteri kazanma maliyeti mevcut müşteriyi tutma maliyetinden daha yüksektir. Bu bilgiden yola çıkarak sahip olduğumuz müşterilerimizi çok iyi tanımak, onları anlamak ve ne istediklerini bilmek müşteri sadakatini de beraberinde getirecektir. İşte bu yüzden günümüz rekabet koşullarında müşteri bilgileri değer kazanmıştır. Tabi ki bu bilgilerin kaliteli bilgi olması çok önemli. Doğru bilgi ile tespit edilen hedef kitleye, doğru pazarlama stratejisi uygulanabilir.
Eskiden Veri Yönetimi ( Data Management ) projelerde varılmak istenen hedef olarak gösterilirdi ama artık veriye ulaşmak değil veriyi analiz etmek, klasifiye etmek, yorumlamak ve tüm bunların sonucunuda bunu pazarlama stratejilerimize entegre etmek rekabet avantajı sağlayacaktır. İşte doğru pazarlama stratejisi de bu noktada devreye girmektedir.
Doğru veriye ulaşabilen ve bunu doğru şekilde yorumlayan şirketler daha uzun süre ayakta kalıyor, çünkü eğer şirketler müşteri bilgileri ve müşteri beklentilerine odaklanmazsa , değişimleri fark edemez ve müşteri ihtiyaçlarını doğru analiz edemez, yok olup giderler.
Eğer retro bir şirket olmayı hedeflemiyorsanız stratejinizi ve yatırımlarınızı dijital dünyaya çevirip teknoloji yakından takip etmelisiniz.
Bir Sonraki Makalede Görüşmek Üzere,
Duygu ÖZDEMİR