Periscope ve Pazarlama

Son zamanlarda  sıkça duyulan “İçerik Pazarlaması” gün geçtikçe pazarlamanın bir dalı haline geldi. Nedir bu “içerik pazarlaması”? Aslında tanımı kısa ve basit... Yeni nesil dijital iletişim ve pazarlama aracı diyebiliriz. Son dönemlerde sosyal medya ve internet hayatımızda ciddi yer tutmaya başladı. Durum böyle olunca “İçerik Pazarlaması” daha geniş bir dal haline geldi. İnternetle tanıştığımız ilk yıllarda hatırlarsınız ki internet bizim için kütüphane gibiydi. Sadece bilgi almak için kullanırdık. Fakat özellikle son yıllarda içerik üretebileceğimiz interaktif bir platforma dönüştü. Kimsenin birbirini tanımasına bile gerek kalmadan insanları  bir araya getiren bir sanal alem oldu. Eskiden ürün bilgilerini sadece satıcı bilirdi ve alıcı sadece satıcıdan bilgi alırdı...

Günümüzde ise  satın almak istediğimiz bir ürün hakkında bilgi edinmek için hemen Google’a gidip soruyoruyoruz. Üstelik ürünü deneyimlemiş memnun, memnuniyetsiz tüm tüketicilerden bilgi alabiliyoruz. Özellikle son yıllarda eskiden kral olan satıcılar alıcılar ile aynı konuma geldi, hatta içerik üreten ve bunu dijital platformalarda paylaşan bir “İçerik toplumu” karşısında ise iyice geri planda kalmaya başladı. İçerik pazarlaması bir ürünün nasıl yaplıdığı?, nasıl kullanldığı? hatta müşteri deneyimleri sayesinde o ürüne bir öykü oluşturuyor. Sadece ürün hakkında değil, ürünün tüm çevresini ve bulunduğu bölgenin değerlerini de kapsayan içerikler mevcut. Son yıllarda markalarda pazarlama stratejilerini değiştirdiler. Geleneksel pazarlama yönteminde olduğu  gibi artık müşteriye gitmek değil de müşteri de ilgi uyandırıcı onu kendine çekici yöntemler geliştirmek ve bu yöntemleri uygulamak yeni dinamikler olarak karşımıza çıkmakta.. Etkin kullandığımız  Twitter, Facebook ve İnstagram gibi sosyal mecralar günahları kadar sevaplarıyla da günlük hayatımızda büyük bir yere sahipler.

Şimdi ise sırada sosyal medyanın en yeni trendi, özellikle markalar için pazarlama stratejilerini yeniden gözden geçirmelerine sebep olacak bir yenilik ile karşı karşıyayız. Periscope! Uzmanlar yapılan araştırmalar sonucunda 2018 yılında dijital dünyada dolaşan içeriğin yüzde 60’nın video olacağını öngörüyorlar.Markalar video içeriğini kullanarak müşteriyi kısa zamanda çok iyi şekilde ikna edebilecekler gibi görünüyor. Bu sebepten Periscope’un uzun vadeli olarak sosyal mecralar arasında en uzun süre etki yaratacak bir platform olduğunu düşünüyorum.


Şuan sadece Apple ürünlerinde çalışıyor. Yani aslında Periscope’un etkisi ve gücü toplumsal olaylarla sınırlı kalmayacak, markaların da gelecekte etkin kullanacağı kanalların başında gelecek. Değişen pazarlama dinamikleri arasında markalar Periscope’u pazarlama stratejilerine nasıl dahil edeceği, bu uygulamanın markalara ne gibi avantajlar sağlayacağı  son zamanlarda pazarlama dünyası içinde ilk sıradaki konu başlıkları haline gelmiş durumda. Aslında Periscope sayesinde her an her yerde canlı yayın yapılabileceği, herkesin dilerse kendi programını yapabileceği,markaların içerik pazarlamasını en etkin şekilde yapabileceği, yani herkesin bu sayede  eğer isterse dünyayı etkileyebileceğini söylemek mümkün. Markalarda bu yeni sosyla medya trendine hızlı bir şekilde uyum sağlamak için şimdiden tüm alt yapı hazırlıklarına başlamış durumdalar. Örneğin Periscope sayesinde markalara tüm iş yapış şekillerini tüketicilere izletebilecek son derece şeffaf ve tüketiciye yakın olabilecekleri bir mecra daha giderek yaklaşıyor. Aslında ne mutlu ki  markaların hedef kitleleri ile iletişimini hızlandırabilecekleri bu iletişim sonucunda markanın  kendi itibarına değer katabileceği bir fırsatı var artık. Özellikle hijyen ve sağlık odakalı ürünlerin üretim aşamalarının birebir canlı yayında yayınlanması tükecinin güvenini arttırıcı çok büyük bir etki olacaktır.

Markaların Periscope hesabı açmalarının avantajlarının yanı sıra bazı dezavantajlarıda olacaktır. Müşteri yönetimi kısmında yeni krizlerin yaşanacığı aşikar. Örneğin yemeğinde yabancı bir cisim çıkan bir müşteri bunu hemen canlı yayında yayınlayacak. Tabi birde şiretler için reklam bütçesi var sanırım artık TV reklamlarına yapılan yatırımların bir kısmı sosyal medyada yapılmaya başlanacak.

Eskinden internet bizler için lükstü.Şimdi ise yemek,su,elektrik gibi her yerde..Aslında internet her yerde ve hiç bir yerde diyebiliriz..Görünen o ki sosyal medya  kısa zamanda daha fazla kitlelere ulaşma durumu gösteriyor ve markalarda tüketici ile sağlıklı ve kalıcı bir ilişki kurabilemk için bu mecralara ciddi yatırım yapıyorlar. Sosyal medyayı doğru ve aktif kullanan şirletler marka bilinirliğini arttırmada ciddi bir atış görmekteler.

Bakalım bir sonraki trend ne olabilir diye şimdiden kara kara düşnüyorum. Kara kara düşünüyorum çünkü bu kadar hızlı gidiş ve hızlı tüktetiş beni korkutmuyor değil doğrusu...

 

Sevgiler,

Duygu Özdemir